Birinci Ders: Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım....
Birinci Ders: Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım....
Birinci Ders: Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım....
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizleriniaramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerliolan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadanaçıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancıgeldi. Yabancı kapıda öylece...
Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıphızla atıldı çapariyeönce müthiş bir acı duydu dudağındagümbür gümbür oldu yüreğisonra hızla çekildi yukarıya...Aslında hep merak etmiştidenizlerin üstününeye benzerdi acep...
Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi.Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlubir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile.Bu adam, bu halde bile nasıl...
Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı.Farkı fark etmeli, fark ettiğini de fark ettirmemeli bazenBir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeliAnne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını...